3 aylar önce

SEN ADALETİ ARAMA.SEN ARAYINCA 2 TRİLYON FATURA YAZIYO. EN İYİSİ SEN ADALETE ÇAĞRI BIRAK ADALET SENİ ARASIN 😀 😀 

image

Merak, pay gibi ve Yorumlamak için giriş yapınız!
4 aylar önce

Yunan harbinde yunanlılar için, "şapkalı gavurlar geliyor" diye bağıran müslüman millete, zorla şapka giydirmek; kazandığımızın değil, kaybettiğimizin ilanıdır.

Zira bir yer feth edildiği zaman, bir fetih sembolü belirlenir... Tıpkı Fatih Sultan Mehmed Han (radıyallahu

anh)'ın fetih sembolü olarak Ayasofya'yı Camii'ye çevirtmesi gibi.

Düşmanlarımız fetih sembolü olarak Yahudi dininin nişanesi (sembolü) olan şapkayı başımıza geçirdiler.

Yalnız bir farkla...

Bunu "bizden sanılan" birisinin eliyle yaptılar ve böylece bir taşla iki kuş vurdular.



1 - Bizi yendiler (bunu itiraf edelim).



2 - Bizi birbirimize düşürdüler.



Böylece en çetin düşmanları olan bizi, birbirimize kırdırarak kendileri bizden kurtulmuş oldular.

Fotoğraf'ta da gördüğünüz gibi, Lozan antlaşmasından sonra Ismet Inönü, yahudi dininin nişanesi (sembolü)olan şapkayı başına geçirdi...

  Yani, yenilgi kabul edildi ve halka da zorla giydirerek yenilgiyi kabul ettirdiler.





Halide Edip Adıvar'ın beyhude ve anlamsız addettiği şapka kanunu ve uygulamaları ile ilgili olarak, daha çok

hiç bir hukuki temele dayanmadan yürütülen baskılarla ilgili olarak Mete Tuncay'ın yaklaşımı da bir hayli

ilginç ve düşündürücü niteliktedir. Mete Tuncay ''Türkiye Cumhuriyetinde Tek Parti Yönetiminin Kurulması''

adlı eserinde:

''Şapkaya karşı doğan tepkilerin şiddetle bastırılması üzerine, gerçekten pahalı olduğu halde, hiç kimsede

şapka giymenin pahalı olabileceğini söyleyecek hal kalmamıştır. Çünkü görülmüştür ki,artık sorun ''fes'' ya da

''şapka''yı değil, onlardan birinin giyileceği kafayı yerinde tutabilmektir!'' diyerek Eylül-Ekim 1925 tarihlerinde,

artık Türkiye'de gelinen noktanın şapkayı veya fesi değil, onu giyecek kafanın yerinde kalması probleminin

olduğunu, yani ölmek veya ölememek sorununun yaşandığını dile getirir.

''Sorun fes ya da şapkayı değil, onlardan birinin giyileceği kafayı yerinde tutabilmektir!''[1] sözünün en açık

anlamı ''şapka için ölmek veya ölmemek''tir.

Işte böyle bir vahşet. Çağdaşlık adına çağdışılık, barbarlık.



KAYNAK:

[1] Halide Edib Adıvar, Dictatorship and Reforms in Turkey, Yale Rewiew, 1929 Güz Sayısı, sayfa 30.

image

Merak, pay gibi ve Yorumlamak için giriş yapınız!
4 aylar önce

Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı. Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rü'ya-yı sadıkada, tahte'l-Arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm. O, beni ölmüş biliyormuş. Benim için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor; fakat Rus'un istilasından çekindiği için, yer altında kendine güzel bir menzil yapmış. İşte bu cüz'î rü'ya, bazı şerait ve emaratla, geçen hakikata, bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir.

Mektubat - 6

image

Merak, pay gibi ve Yorumlamak için giriş yapınız!
DREJANLI M.A.G Onun profil resimlerini değiştirdi
4 aylar önce

image

Merak, pay gibi ve Yorumlamak için giriş yapınız!